"Kıyamet alâmetleri bir ipe dizilmiş tesbih taneleri gibidir. İp bir kere koptu mu hepsi peş peşe zuhur eder." H.Ş
26 Kasım 2024 Salı
"İLİM TALEBESİ VE İLİM TALEBESİNE YARDIM ETMENİN MÜKÂFÂTI"... -Bir vakitler Şam’da “Dahdah” denilen bir mezarlık vardı. Bu mezarlık ekseriyetle âlimlerin şehitlerin mücâhitlerin defnedildiği bir kabristan idi. Bu Kabristanlıkta da kabir kazma işlerini yapan bir adam vardı. Yâni mezarcılık yapıyordu. Günlerden bir gün bir kadın geldi kendisine bir kabir kazmasını istedi. Adam kabri kazdı.Bir saat sonra cenaze getirilir. Ama cenaze ile beraber defnetmek için çok az kimse gelir. Cenaze yere indirilir. Tabut açılır. Ve bu mezarcı cenazeyi alıp kabre koymak ister. Tam bu esnada kabir açılır cennet bahçelerinden bir bahçe oluverir. İki kişi at üzerinde gelip cenazeyi alıp gittiklerini görür.Bizim mezarcı adam bayılır yere düşer. Diğer adamlar onun gördüğünü görmemişlerdir. Neyse oradaki adamlar yüzüne su serpip ayılmasını sağlarlar. Cenaze sahibi kadın bırakıp gider. Cenazeye katılan o birkaç adam "Sana ne oldu, neden bayıldın" diye mezarcıya ısrarla sorarlar. Mezarcı; – Vallahi çok acayip şeyler gördüm dedi ve gördüklerini anlattı. Adamlar; – Sübhânallah bu adam hayâl gördü herhalde deyip bırakıp giderler.Aradan aylar geçti yine o kadın çıka geldi mezarcıdan bir mezar daha kazmasını istedi. Kabir kazıldı. Cenaze getirildi. Yine mezarcı cenazeyi kabre koyarken, kabir yine cennet bahçelerinden bir bahçe oluverdi. İki kişi gelip cenazeyi alıp gittiler. Mezarcı bu sefer cesur davrandı ve bayılmadı. Hadiseyi yine sadece o görmüştü. Ve cenazeden sonra kadını takip etti kadına; – Teyze Sen kimsin? Nereden geliyorsun. Sen neyin nesisin ey kadın söyle bakalım? dedi. Kadın; – Ey mezarcı! Lütfen Beni derdimle başbaşa bırak. Cenaze benim oğlumdu, onu kaybettim. Bir oğlum daha vardı birkaç ay önce de onu kaybettim.Adam dedi ki; – Bu iki cenaze de seninmiydi? – Evet dedi kadın. Hayırdır neden soruyorsun? – Vâllahi ben çok acayip şeyler gördüm. İlkinde cenazeyi kabre koyunca kabir birden cennet bahçelerinden bir bahçe oluverdi ve iki atlı onu alıp gitti. İkinci oğlunda da aynısı oldu.Onlar ne amel işlediler ki Hazreti Allah onlardan razı oldu da bu büyük lütfa nail oldular. Lütfen bana anlat dedi. Kadın dedi ki; – İlk ölen oğlum Kur’an talebesi, ilim tahsil ediyordu. Hastalandı ve maalesef vefat etti. İkinci oğlumda marangozluk yapardı. Babaları öldüğü için ilim talebesi olan kardeşinin ihtiyaçlarını o karşılardı. Ama ne garip tecellidir ki her ikisini de genç yaşta kaybettim. Mezarcı; – Tamam teyze. Ben alacağımı aldım dedi. Mezarcı işin aslını anlamıştı. Derhal mezarcılığı bırakmaya karar verdi. Ve *Câmi’ut tevbe* mescidine gitti. Şeyh Said el Burhâni hazretlerinin huzuruna vardı. Şeyh talebe okutmakla meşgûldü. Nur yüzlü bu zat başını kaldırdı; – Buyur evldım bir şey mi soracaksın diye ona teveccüh etti. Mezarcı; – Efendim ben ilim öğrenmek için geldim eğer kabul buyurursanız. Şeyh; – Evlâdım sen 45-50 yaşına gelmişsin. Bu saate kadar hiç okumamışsın. Nasıl yapacaksın. Bu saatten sonra niçin böyle bir karar aldın? Deyince, mezarcı başından geçen hadiseleri tek tek anlattı. Bunun üzerine hocası; – Tamam evladım başla o zaman ve Allah’a tevekkül et İnşâAllah muvaffak olursun dedi. Mezarcı büyük bir azimle başladı okumaya ve çok kısa zaman büyük mesafeler aldı. O mezarcı öyle oldu ki zamanının en büyük alimleri arasına girdi. İşte bu zât Eş-şeyh Abdurrahman el Haffar hazretleridir. Bundan sonra ailesinin tamamının ilim talebesi olmasını sağlamıştır. En sonları Abdürazzak El Haffar’dır ki Şam’ın en büyük alimlerinden olmuştur. İşte size anlattığım bu yaşanmış gerçek kıssa Allahu Teâla’nın ilim talebesine ve ilim okuyan talebeye yardım edene nasıl bir muamele de bulunduğunu bu hadise ile bizi müjdelemek içindir. Her iki zümrenin de büyük ecir ve mükâfatlara nail olacağını zaten Allah Rasulü Sâllallahu Aleyhi Vesellem'de müjdelemiştir. "Rabbim maddi manevi yardım ve hizmet edenlerden eylesin". "Rabbim bu talebe-i ulum yüzü hürmetine bizleri af ve mağfiret eylesin". ÂMİN ya MUIN...🤲
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
-
“Allahümme ente'sselâm ve minke'sselâm tebârekte ve teâleyte yâze'lcelâli ve'l-ikrâm“ Sözünü her namaz bitiminde selam son...
-
*SEHERLERDE UYANIK OLMANIN SIRRI, CENAB-I HAK KİMDEN RAZIDIR!* "Bir İnsan Cenab-ı Hakk’ın kendisini sevdiğini nasıl bilir? Seher vaki...
-
ŞEYTANIN, EVLÂTLARIMIZA ORTAK OLMA MESELESİ Bil ki; • Evlâdına lânet ve beddua ederek şeytana ruhsat verirsen, • Ensest (aile içi-haram) ...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder